27 Kasım 2009 Cuma

FF Dosyası 1 (Yüksek ISO)

Uzun süre kendimi tutmama rağmen dayanamayıp FF sisteme geçmiş bulunuyorum. APSC - FF geçişinde ilk dikkatimi çeken nokta ISO başaramı oldu. Okuduğum kaynaklarda FF lerin çok daha temiz fotoğraflar ürettiğinden bahsediliyordu ancak açıkçası ben bu kadar beklemiyordum. Daha henüz sisteme tam hakim olamama rağmen (Jpeg çekimler yapıyorum Henüz canonun raw programını kurmadım) aldığım sonuçlar şaşırtıcı.















Yukarıdaki kare İstiklal caddesinde saat 20:00 sularında hava tam karardığında çekildi. ISO 3200 de F:2.0 1/125 de bu kadar temiz bir kare beklemiyordum açıkçası kaldı ki hiç bir işlem yapmadan NR kapalı olarak aldığım sonuç. Raw üzerinden gidip dah temiz sonuçlar alabileceğime inanıyorum. Açıkçası artık havakaradı mı makinayı çantaya koyma devri bitmiştir benim için, Yaşasın yüksek iso.

25 Kasım 2009 Çarşamba

Tam Çerçeveye Merhaba (fullframe)

Uzun zamandır kendimle savaş veriyordum. Bir kısmım deli gibi FF makina isterken diğer açıdan da tüketim çılgınlığını kontrole almaya çalışıyordum. Ancak ne yazık ki yenik düştüm :) Bu günden itibaren bir FF makina sahibiyim. Yaptığım araştırmalar sonucunda Canon 5D Mark 2 de karar kıldım. En kısa zamanda FF ve 5DM2 üzerine detaylı incelemeler yapacağım.
















Henüz tabi yukarıdaki prime lenslere sahip değilim ancak inşallah bir gün setime onlarıda eklerim. Soldan sırasıyla Canon 35mm F:1.4L, Sigma 50mm F:1.4, Canon 85mm F:1.2L

3 Ekim 2009 Cumartesi

Film'e geri dönüş

Her şey aslında geçen sene gelen oldschool (ing. eski toprak) ilgim ile başladı. Sırf o duyguyu yaşamak adına koştum kaptım bir tane SLR makina. Dijital bir çağda doğup fotoğrafa dijital başlayıp sonrasında film'e dönmek ilk başlarda çok komik bir duyguydu. Her çektiğim kareden sonra makinanın boş arkasına bakıyordum. Sonrasında bir makarayı bitirmek için sabretmek çıkan kareyi beklemek. Olası maliyeti dolayısıyla çektiklerine dikkat etmek...


Fotoğrafa ayırdığınız zamanı o kadar arttırıyor ki. AF noktası seçimi, beyaz dengesi, gibi uğraşlara hiç girmiyorsunuz. Elinizde sadece bir sarma kolu ve kocaman bir vizör tamamiyle fotoğrafa bırakıyorsunuz kendinizi. Tabi filmlerin hala ulaşılamamış dinamik aralığı (karanlık ve aydınlık bölge geçişi) renkleri, dokusu, gren kalitesi... Bu arada unutmadan düzgün şartlarda taranmış bir 35mm filmin 130mpx bilgi sakladığını belirteyim. Tabi ki megapiksel hakkındaki düşündüklerim değişmedi.

25 Eylül 2009 Cuma

Sigma Rocks !!!

Uzun süredir bir prime hastalığı aldı beni gitti. Gerek keskinlik, renkler ve bir çok etkenden dolayı zoom lensleri beğenemez oldum. Pentax'ın prime zengini olduğunu unutmamak lazım ancak bir diğer taraftandan 3.parti üreticileri boş geçmemek lazım.

Bu konuda Sigma beni tam anlamıyla şaşırttı. 17 tane prime lensleri mevcut. Hatta bunların 16 taneside Pentax bayonet için üretilmekte. Tebrikler valla. Lenslere şöyle bir bakmak gerekirse ; 4.5mm F:2.8, 8mm F:3.5, 10mm F:2.8, 15mm F:2.8, 20mm F:1.8, 24mm F:1.8, 28mm F:1.8, 30mm F:1.4, 50mm F:1.4, 50mm F:2.8 MACRO, 70mm F:2.8 MACRO, 105mm F:2.8 MACRO, 150mm F:2.8 MACRO, 180mm F:2.8 MACRO, 300mm F:2.8, 500mm F:4.5, 800mm F:5.6

23 Eylül 2009 Çarşamba

Megapiksel Savaşları

Nedir bu megapiksel yaw? Hepimizi bir tüketim çılgınlığı almış gitmiş. Bir zamanlar 10mpx makinalara kocaman gözlerle bakarken şimdi piyasayı 24mpx'lik makinalar sarmış durmuş. Hatta Sony'nin 35mpx'lik bir algaç geliştirdiği konuşuluyor. İlk makina K100D 6mpx'lik bir çözünürlüğe sahipti ardından 10mpx şimdi ise K20D ile 14.6mpx. Nedir bu çılgınlık? 15mpx'lik kompakt makinalar piyasada kol geziyor.

Yukarıdaki kare Sigma DP2 ile çekilmiş. Kendisi DSLR algaçına sahip (sigma sd14) kompakt bir makina. Sadece ve sadece 4mpx çözünürlüğe sahip bir makina ama sonuç ortada. Sonrasında derin bir düşünce aldı beni. Monitörümde bir kareyi maksimum 2mpx olarak görmekteyim. İnternette paylaşırkende o boyutu aşmıyorum. Eh baskı konusunada gelirsek 4mpx A3 ebadında sorunsuz baskı verebilmekte daha fazlasınıda bu güne kadar bastırmadım. Pixel peeping (tek tek pikselleri saymak) olaylarını artık bir kenara bırakmaya karar verdim.

Blog Tutmak

Yav nedir bu blog tutmak bir türlü alışamadım. Bu blogu açıp unutmuşum bile eh bir yerden devam etmek gerek. Hadi hayırlısı. Blog'da son kayıdımız K-7 ile ilgiliymiş. Eh model çıkmış iyisiyle kötüsüyle tanıtılmış testler yapılmış biz uyumuşuz.

Pentax K-7 ile ilişkili sizi daha fazla rahatsız etmiyeceğim. Sonuçta benim açımdan hüsran bir model oldu. Gerek body ile gerek fiyatı gerek getirdiği (aslında getiremediği) yenilikler. Açıkçası beni en çok üzen nokta body'nin boyutu oldu. Sonuçta bir markanın üst model bir makinası bu kadar küçük olmamalı. Profesyonel kullanıcılarını üzecek nitelikte. Body Limited lenslerle mükemmel durabilecekken 70-200 ya da 50-135 gibi büyük telelerle kullanımı bir o kadar zor olacaktır.

5 Mayıs 2009 Salı

Alemin Kralı Geliyor...

Ortalığı yeni body haberleri kasıp kavurmasına rağmen casusu fotoğrafların ilerisine gidilmiyor. Bakalım heyecan dorukta bekliyoruz. Son 15 gün... Beklerken günümüze kadar üretilmiş ve piyasaya sürülmüş Pentax bodyler.


Liste Ispanyol Pentax sitesinden ancak K-M modeli eklenmemiş. Tam boy görmek için tıklayınız.

1 Mayıs 2009 Cuma

Danbo !

Son zamanlarda küçük oyuncak modelleri çekmek bir moda oldu gidiyor. Tabi benimde geri kalmam imkansız. Bence içlerinde en sevimlisi Danbo. Ve karşınızda karton şablonlardan el yapımı Danbo'm. Gönül ister ebay'den bir tane orjinal almak ama bir bakalım hele...

29 Nisan 2009 Çarşamba

Pratik Noise Kaldırma Yöntemi

Malumunuz hepinizin bildiği üzere kaliteden kısmasada detayları korusada Pentaxlar yüksek isoda yoğun gren üretiyor. Gerek gece çekimlerinde gerekse hızlı bir kare yakalamak gerektiğinde de iso'yu yükseltmek zorunda kalıyoruz. Portrede her ne kadar yüksek ISO gözü bazen hoş gelsede bazen tahammül edilmez durumu alıyor. Örnek olarak kullanmak üzere geçen gün ISO1250 de çektiğim kareyi kullandım.


Teknik aslında çok basit hepinizin bildiği üzere çekme menüden filter kısmından noise - reduce noise komutu ancak bu konutu kullanırken fotoda detay kalitesi kayıpları fazla oluyordu. Yeni yöntemle fotoğrafı açtıktan sonra bu işlemi green channel'ı açarak o kanalda iken uyguluyoruz. Bilmiyenler için layer penceresinini içinden channel kısmı açılıp green seçilecek. Green channela girip reduce noise filtresini kullanmak. Bu channelda çalışırken grenler kalkıyor ancak keskinlikte en ufak bir azalma olmuyor. İşlemden sonraki kare aşşağıda.