30 Eylül 2010 Perşembe

iPad’de AutoCad keyfi

iPad’e hep hantal büyük bir ipad touch gözüyle bakmıştım, ancak yine her apple ürününde olduğu gibi biraz daha detaylı incelediğimde adeta aşık olmuştum bu alete. Ancak hala almak için geçerli sebep yoktu. Tabi iş hayatı ve bitmek bilmeyen otobüs yolculukları nedeniyle çok zaman almadı bu bekleme süresi. Bir de bu süreçte AutoCad’in Mac’e geri dönüş mesajları ve iPad ve iPhone için özel bir versiyon hazırladıkları haberi belirleyici sebep oldu.


Bu gün sabah sessiz sedasız biçimde iPad için AutoCad ws’nin indirilmeye açıldığını öğrendim ve ilk iş sabahın köründe indirmek oldu. Uygulamanın ücretsiz olduğunu da belirteyim bu arada. Çok hoş bir ikonla masaüstümüzde hemen yerini alıyor uygulamamız. Heyecan içinde tıklıyoruz. Yine etkileyici bir açılış ekranı ile karşımızda program. Ardından hemen sözleşmeyi kabul etmemiz için ekran geliyor. Bunu onayladıktan sonra da giriş ekranımız geliyor. Programı kullanabilmek için daha önceden oluşturduğumuz hesabı kullanıyoruz. Hesap oluşturmak için www.autocadws.com adresini kullanmak gerekiyor.


Kendi profilimize girdikten sonra burada internetteki hesabımıza ve dosyalarımıza ulaşabiliyoruz. Ben henüz ekleme yapmadığımdan dolayı tabi örnek olarak hazırlanmış 3 dosya gözükmekte. Ancak iPad’de dosya oluşturamıyoruz henüz. Upload kısmında zaten dosyalarımızı nasıl entegre etmemiz gerektiğinden bahsedilmiş. iPad’de görüntülemek istediğimiz dosyaları da mutlaka bilgisayardan önce internetteki hesabımıza eklememiz gerekiyor.


Hemen ilk dosyaya tıklayarak açılmasını bekliyoruz. Açıkçası ilk denememde bir kaç kez hata almıştım ancak 2 saat sonra denediğimde dosyaya ulaşabildim. Genel ios kontolleri ile yakınlaşıp uzaklaşa biliyoruz.


Burada çeşitli çizgi daire gibi eklemeler yapmak mümkün ancak değer veremiyoruz sanıyorum şimdilik sadece göz kararı olarak bir şeyler eklemek mümkün şimdilik. Program bu haliyle sadece sahada projeyi inceleme amaçla kullanılabilir bir vaziyette ancak ilk versiyon olması nedeniyle mi bilemiyorum ama fazlasıyla hata veriyor, kapanıyor. Şimdilik sırf buna güvenerek yola çıkmamak lazım. Umarım yakın bir zamanda kararlı versiyonu gelir.


Birde beni esas üzücü noktaya değinmek istiyorum. Bu program ilk duyurulduğundan beri aklımda olan dışarıdayken mail ile gelen bir autocad dosyasını inceleyip karar vermek vardı ancak henüz mail ile gelen bir dosyayı açmak mümkün değil. Aşağıda sırasıyla aldığım hataları ekliyorum. Umarım yakın bir zamanda güncelleme gelir.




7 Temmuz 2010 Çarşamba

Nasıl Çektim? - 01 (Konser Fotoğrafçılığı)

Blog'da yazma gazını almışken yeni bir seriye başlamaya karar verdim. (Evet biliyorum daha önceden başladığım ve devamı hiç gelmeyen FF dosyası var ama bir ara ona da devam edeceğim.) İlk olarak yeni yazı serisinden biraz bahsetmem gerekirse bildiğiniz üzere ya da yeni öğrendiğiniz üzere ben sokak kareleri çekmekten keyif alıyorum. Son 2 yıldır bunun üzerine gitmeye çalışıyorum bu yüzden mazara, makro gibi dallarda çak ahkam kesebilecek biri değilim. Ancak zaman zaman her türde çekim yapmaya bişeyler öğrenmeye çalışıyorum. Bu yazılarda daha önce denemediğim ilk kez çekim yaptığım konular hakkında benim kişisel görüşlerim ve püf noktalarımı göreceksiniz. Tabi burada bu dediklerim %100 doğrudur diye birşey yok. Kişisel çıkarımlarımı paylaşıyorum. Belki sizinde bu tarzda kare çekerken işinize yarayabilecek pratik noktalara değiniyorum.


  İlk konu olarakda Konser Fotoğrafçılığına giriyorum, tabi buradan benim bu konuda bişeyler bildiğim sonucu çıkmasın. Hatta konser fotoğrafçılığı bu güne kadar hiç denemediğim en bilgisiz olduğum bir dal. Ancak denediğim tarzlar arasında en çok hoşuma giden ve ileride üzerine gideceğim bir dal olduğunu da belirtmeden geçeyim. Öncelikle konser konusunda Yalçın'ın yazdığı yazılara bir göz atmanızı tavsiye ediyorum açıkçası türkçe olarak bu konuda böyle bir yazı daha olduğunu zannetmiyorum. (Linkler yazının sonunda) Açık olarak belirtmem gerekirse konser öncesi bende Yalçın'ın yazılarını okumamıştım (Fazla uzun yazı okuyamıyorum hemen dikkatim dağılıyor) ancak tabi Yalçın'ın bizzat konseri fotoğraflamak için giderken beni de davet etmesi tüm bu şartları değiştiriyordu.


İTÜ Taşkışla Bahar Şenlikleri dolayısıyla 4 grup sahne aldı, bunlar sırasıyla 12, Mira, Gevende ve Replikas'dı. Tabi dönüş problemleri ve yağmur nedeniyle Replikas'ın konserinde bulunamadık. Ben 3.Grup olarak çıkan Gevende'yi fotoğrafladım. Tabi ilk iki grubu fotoğrafladıktan sonra Yalçın'ın dinlenip 70-200'ün boşa çıkmasınında payı var. Kaptım makinayı geçtim hemen sahnenin yanına. Şimdi bu çekim macerasından sonra kafamda bir yere yazmış olduğum notlar.


  •  Işık konusu cidden büyük sıkıntı o yüzden ISO 3200 ve ISO 6400 de çektim karelerin büyük bir çoğunluğunu, hatta özel bir kaç durum içinde 12800'e çıkmam gerekti. Bu açıdan baktığımızda ISO açısından başarılı bir makina gerekliliği ortada. Ne yazık ki konserlerin yapıldığı ortamlar ve sahnedeki hareket nedeniyle böyle bir ihtiyaç doğuyor.
  •  Bir diğer önemli başlık ise lens. Yukarıda da belirttiğim gibi ben çekim sırasınca Sigma 70-200mm F:2.8'i kullandım. Açıkçası 2.8 de 5D Mark II ile performansını çok fazla beğenmesemde sahip olduğu esneklik sayesinde çok kullanışlı oldu. Bunun yerine kullanıcağım bir 85mm F:1.8, 85mm F:1.2 daha düşük isolarda çekmeme imkan tanısa bile alışkın olmadığımdan kadraj kullanmakta bir o kadar zorlanıcaktım.
  • Kenara not aldığım bir konu ise bir monopod. Çekim alanı hareket dolayısıyla tripod kullanmak imkansız gibi ancak onun yerine bir monopod çok fazla yardımcı olabilir. Bu çekim boyunca ne yazık ki yanımda bir monopod yoktu sürekli elde 70-200 ile yeterince zor oldu. Tabi net kare alabilmek için çıktığım iso değerleri de ortada. En büyük sıkıntıyıda video konusunda yaşadım. Bileğimdeki ağrı nedeniyle en uzun 30sn video çekebildim. Böyle bir çekimde bir monopod çok işe yarayabilir. İlk yapacağım konser çekiminde yanımda bir monopod bulundurmayı planlıyorum.
  • Işık koşulları sürekli değişiklik gösterdiğinden en temizi raw çekmek. Tabi sonrasında işlemek ölüm oluyor biraz ama öteki türlü kaçan karelerin haddi hesabı yok. O açıdan siz siz olun bir konser çekimini RAW olarak yapın. Bu arada Yalçın'ın işleme teknikleri çok işime yaradığını belirteyim onlarda en aşşağıdaki linklerde mevcut.
  • Karelerin sunumunda siyah-beyaz tercih ettim ben açıkçası değişen spotlar nedeniyle çok sıkıntılı kareler çıkıyor masmavi ya da kıpkırmızı bir surat kimse istemez o açıdan siyah beyaz bir çok karede can kurtarıcı olabiliyor. Ben kişisel tercihlerim ve serinin devamı niteliğinde tüm kareleri siyah-beyaz olarak sundum ancak ışık sistemi iyi bir konserde renkli karlerde planlıyorum.
  • Bu arada konsere önceden gidip güzel bir yer kapmak ve konser sonuna kadar o noktadan da bir yere ayrılmamak önemli bir nokta. Gerçi biz konsere zar zor yetiştik diye düşünürken konserin yaklaşık 2 saat kadar geç başlaması, dinleyicilerin geç saatte gelmeye başlaması nedeniye rahat bir konser geçti ancak başka durumda neler olabilir bir fikrim yok ilk gözlemimde buradan paylaşıcam.
Yazıda sözü geçen bağlantılarda aşşağıda;


5 Temmuz 2010 Pazartesi

Flickr'da yeni arayüz devri

   Geçen gün Yalçın'da çektiği fotoğrafları incelerken Flickr'daki arayüz değişikliği dikkatimi çekti. Yalçın bu arayüz değişikliğini otomatik olarak çıkan bir pencereden gerçekleştirmiş ancak gariptir ki ben böyle bir pencere ile karşılaşmadım. (Benim gibi bu değişikliği henüz farketmemişlerde vardır büyük ihtimalle.) Google ile kısa bir araştırmadan sonra Flickr'ın sayfalarında bu konu ile ilgili yazıya denk geldim.  Tabi bu değişikliğin ne zaman gerçekleştiğine ilişkin bir bilgiye rastlamadım. (http://www.flickr.com/help/general/) Yeni arayüzü kullanmak isteyenler yardım sayfasında (How can i opt-in) kısmını kullanarak geçişini yapabilir. Ya da o kısmı okumakla kim uğraşıcak diyorsanız linke tıklayın. (http://www.flickr.com/photobetaoptin/)


   Başlıca yeniliklere değinmek gerekirse ilk olarak sayfanın genişliği değişmiş artık daha fazla alanı kullanabiliyoruz. Böyle görsellik üzerine yoğunlaşmış bir sitede de geç kalınmış bir adım bana kalırsa artık anasayfada ya da bizi karşıladığı sayfada desek daha doğru olucak 7 fotoğraf görüntülüyebiliyoruz. Eskiden bu rakam sıra başına 5 idi. Esas yeniliklerin toplandığı alan ise fotoğrafları görüntülediğimiz sayfada. İlk olarak sitedeki genişlemeye dahil olarak burada da fotoğrafı gördüğümüz alan büyümüş. Eskiden 500 piksel iken yeni arayüzde 640 piksel. Fotoğrafın üstündeki seçim menüleri ise daha kullanışlı olarak başlıklar altında toplanmış. Ayrıca fotoğrafın üzerine geldiğimizde de görüntüleme modu diye tabir edebileceğim yeni kısma geçebileceğim hoş büyüteç gözüküyor. Yan kolonda ise yukarı taşınmış copright ve çekim bilgileri ve hastası olduğum map özelliği. Buradan fotoğrafı çektiğimiz noktayı seçiyoruz ya da onların dediği gibi geotag'liyoruz. Tam altında ise fotoğraf yelpazemizi görüyoruz. Tabi bunda da bir gelişme var eskisinde 3 fotoğraf görüntülüyebiliyorken artık 5 fotoğraf görüntülüyebiliyoruz.


   Gelelim benim esas ilgimi çeken yeniliğe, yeni görüntüleme modu. Fotoğrafları incelediğimiz sayfadan üstteki büyüteç tuşu ya da fotoğrafın üzerine tıklıyarak bu moda ulaşabiliyoruz. Sonunda fotoğraflarımızı siyah bir arkaplanda da görebiliyoruz. Daha öncesinde bunun için çeşitli sitelere link vermek zorunda kalıyorduk neyse ki flickr bu trafiğin farkına varıp önlemini almış gözüküyor. Bu mod içinde fotoğraf arasında gezinebiliyor istediğimiz fotoğrafların tüm boyutlarına ulaşabiliyoruz. Boyut kısmında da gözüme çarpan sitedeki genişlemeyle birlikte 640 piksel boyutlandırma. Şimdilik 500 piksellik boyutlandırmada duruyor ancak sanıyorum bu servis beta seviyesinden çıkıp herkeze yayıldığında 500 piksel tarihe karışıcak.

Giriş Yazısı

Yine uzun bir aradan sonra blog'u unuttuğumu hatırlayıp geri döndüm. Yoğun geçen bir ders dönemi nedeniyle neredeyse çok az bir zamanı fotoğrafa ayırabildim bu kış. Neyse ki dönemin son bulması ile birlikte artık ciddi bir yazı temposuna girip burayı canlandırmayı kafaya koydum. Bakalım bu gaz bu sefer ne kadar gidecek. Bu arada yakın bir süre sonra fotoğraf adına yaratıcı bir projede de yer alma imkanım doğdu onun öncesinde biraz ısınma turu olarak yazmaya başlamalıyım.