7 Temmuz 2010 Çarşamba

Nasıl Çektim? - 01 (Konser Fotoğrafçılığı)

Blog'da yazma gazını almışken yeni bir seriye başlamaya karar verdim. (Evet biliyorum daha önceden başladığım ve devamı hiç gelmeyen FF dosyası var ama bir ara ona da devam edeceğim.) İlk olarak yeni yazı serisinden biraz bahsetmem gerekirse bildiğiniz üzere ya da yeni öğrendiğiniz üzere ben sokak kareleri çekmekten keyif alıyorum. Son 2 yıldır bunun üzerine gitmeye çalışıyorum bu yüzden mazara, makro gibi dallarda çak ahkam kesebilecek biri değilim. Ancak zaman zaman her türde çekim yapmaya bişeyler öğrenmeye çalışıyorum. Bu yazılarda daha önce denemediğim ilk kez çekim yaptığım konular hakkında benim kişisel görüşlerim ve püf noktalarımı göreceksiniz. Tabi burada bu dediklerim %100 doğrudur diye birşey yok. Kişisel çıkarımlarımı paylaşıyorum. Belki sizinde bu tarzda kare çekerken işinize yarayabilecek pratik noktalara değiniyorum.


  İlk konu olarakda Konser Fotoğrafçılığına giriyorum, tabi buradan benim bu konuda bişeyler bildiğim sonucu çıkmasın. Hatta konser fotoğrafçılığı bu güne kadar hiç denemediğim en bilgisiz olduğum bir dal. Ancak denediğim tarzlar arasında en çok hoşuma giden ve ileride üzerine gideceğim bir dal olduğunu da belirtmeden geçeyim. Öncelikle konser konusunda Yalçın'ın yazdığı yazılara bir göz atmanızı tavsiye ediyorum açıkçası türkçe olarak bu konuda böyle bir yazı daha olduğunu zannetmiyorum. (Linkler yazının sonunda) Açık olarak belirtmem gerekirse konser öncesi bende Yalçın'ın yazılarını okumamıştım (Fazla uzun yazı okuyamıyorum hemen dikkatim dağılıyor) ancak tabi Yalçın'ın bizzat konseri fotoğraflamak için giderken beni de davet etmesi tüm bu şartları değiştiriyordu.


İTÜ Taşkışla Bahar Şenlikleri dolayısıyla 4 grup sahne aldı, bunlar sırasıyla 12, Mira, Gevende ve Replikas'dı. Tabi dönüş problemleri ve yağmur nedeniyle Replikas'ın konserinde bulunamadık. Ben 3.Grup olarak çıkan Gevende'yi fotoğrafladım. Tabi ilk iki grubu fotoğrafladıktan sonra Yalçın'ın dinlenip 70-200'ün boşa çıkmasınında payı var. Kaptım makinayı geçtim hemen sahnenin yanına. Şimdi bu çekim macerasından sonra kafamda bir yere yazmış olduğum notlar.


  •  Işık konusu cidden büyük sıkıntı o yüzden ISO 3200 ve ISO 6400 de çektim karelerin büyük bir çoğunluğunu, hatta özel bir kaç durum içinde 12800'e çıkmam gerekti. Bu açıdan baktığımızda ISO açısından başarılı bir makina gerekliliği ortada. Ne yazık ki konserlerin yapıldığı ortamlar ve sahnedeki hareket nedeniyle böyle bir ihtiyaç doğuyor.
  •  Bir diğer önemli başlık ise lens. Yukarıda da belirttiğim gibi ben çekim sırasınca Sigma 70-200mm F:2.8'i kullandım. Açıkçası 2.8 de 5D Mark II ile performansını çok fazla beğenmesemde sahip olduğu esneklik sayesinde çok kullanışlı oldu. Bunun yerine kullanıcağım bir 85mm F:1.8, 85mm F:1.2 daha düşük isolarda çekmeme imkan tanısa bile alışkın olmadığımdan kadraj kullanmakta bir o kadar zorlanıcaktım.
  • Kenara not aldığım bir konu ise bir monopod. Çekim alanı hareket dolayısıyla tripod kullanmak imkansız gibi ancak onun yerine bir monopod çok fazla yardımcı olabilir. Bu çekim boyunca ne yazık ki yanımda bir monopod yoktu sürekli elde 70-200 ile yeterince zor oldu. Tabi net kare alabilmek için çıktığım iso değerleri de ortada. En büyük sıkıntıyıda video konusunda yaşadım. Bileğimdeki ağrı nedeniyle en uzun 30sn video çekebildim. Böyle bir çekimde bir monopod çok işe yarayabilir. İlk yapacağım konser çekiminde yanımda bir monopod bulundurmayı planlıyorum.
  • Işık koşulları sürekli değişiklik gösterdiğinden en temizi raw çekmek. Tabi sonrasında işlemek ölüm oluyor biraz ama öteki türlü kaçan karelerin haddi hesabı yok. O açıdan siz siz olun bir konser çekimini RAW olarak yapın. Bu arada Yalçın'ın işleme teknikleri çok işime yaradığını belirteyim onlarda en aşşağıdaki linklerde mevcut.
  • Karelerin sunumunda siyah-beyaz tercih ettim ben açıkçası değişen spotlar nedeniyle çok sıkıntılı kareler çıkıyor masmavi ya da kıpkırmızı bir surat kimse istemez o açıdan siyah beyaz bir çok karede can kurtarıcı olabiliyor. Ben kişisel tercihlerim ve serinin devamı niteliğinde tüm kareleri siyah-beyaz olarak sundum ancak ışık sistemi iyi bir konserde renkli karlerde planlıyorum.
  • Bu arada konsere önceden gidip güzel bir yer kapmak ve konser sonuna kadar o noktadan da bir yere ayrılmamak önemli bir nokta. Gerçi biz konsere zar zor yetiştik diye düşünürken konserin yaklaşık 2 saat kadar geç başlaması, dinleyicilerin geç saatte gelmeye başlaması nedeniye rahat bir konser geçti ancak başka durumda neler olabilir bir fikrim yok ilk gözlemimde buradan paylaşıcam.
Yazıda sözü geçen bağlantılarda aşşağıda;


3 yorum:

  1. Sen benimkileri okumamışsın ama ben seninkini sonuna kadar okudum :P

    Monopad hakkında bir iki cümle kurayım, yazına katkı sağlayayım. Monopod kulağa hoş geliyor ama o da seni sınırlayan bir ekipman zira hızlı değişen ortamda bir de onunla kadraj kuracağım diye boğuşuyorsun. Işığın çok az olduğu mekanlarda eğer çok hızlı lens ve/veya güvenilecek makine yoksa o zaman zorunluluktan kullanılmalı. Yok beni sınırlamaz derseniz kullanın tabii, güzel bir ekipman.

    Ağırlık yapmasa çantamın yanına asardım ama fazladan yük hoş değil :) Neyse ben Chick Corea konserine kaçıyorum, hazırlanmam lazım...

    YanıtlaSil
  2. Evet aslında bu güne kadar hiç monopod denemişliğim yok zaten ilk etapta deneyim onun hakkında değiştirmeleri yaparım. Hatta mümkün olursa 18'inde 123'ü çekerken bir de monopod denerim. Esas video konusunda çok yardımcı olabilir monopod. Yoksa 70-200 ve mark 2 ikilisini sabit 40sn falan tutmak ölüm oluyor.

    YanıtlaSil
  3. 7dk tutmuşluğum var, hoş değil :) Monopod en azından dikey hareketi baya azaltıyor, hala oynuyor ama :)

    YanıtlaSil